|
Mantar toplayıcılar
için
Yararlı
Bilgiler:
|
Karışık ağaçlı ormanda (yapraklarını döken ve
dökmeyen ağaçlardan oluşan orman) mantar
toplarken.
|
|
|
Toplanacak
mantarlarda nelere dikkat etmelidir:
-
Şapkasının hem altı hem de üstü
KAHVERENGİ olan lamelli mantarlardan
uzak durmak gerekir.
Öldürücü zehirli örümcek mantarları
Cortinarius speciosismus (C.rubellus)
ve Cortinarius orellanus ile yine
öldürücü mantar Galerina marginata
böyle mantarlardır. (Bak:
Zehirli Mantarlar)
-
Aynı şekilde şapkasının hem altı hem
de üstü BEYAZ olan lamelli mantarlardan
da aynı ölçüde uzak durmak gerekir.
Öldürücü zehirli sinek mantarı
Amanita virosa / Ölüm Meleği
böyle bir mantardır. Bu mantarın
en tehlikeli yönü pazardan satın
aldığımız kültür mantarı Şampinyon'a
benzetilmesidir. (Bak:
Zehirli Mantarlar)
Aslında -bilenler için- bunları
birbirinden ayıran önemli özellikler
bulunmaktadır. Diğerlerinin yanında
belirleyici olan fark lamellerinin
rengidir.
Sinek mantarlarının lamelleri kesin
olarak BEYAZ olur. Champinion /
Şampinyon mantarlarında ise lameller
beyaz değil, siyaha yakın tonlarda
olurlar. Bu rengi veren Champinion
mantarlarının SİYAH sporlarıdır.
Mantarın bunlardan hangisi olduğunu
saptayabilmenin iki ayrı olanağı
bulunmaktadır:
A- Mantarın şapkası ter çevrilip
altından bakılırsa lamellerin rengi
görülebilir.
Yukarıda belirtildiği gibi zehirli Sinek
mantarlarında bu renk beyazdır.
Champinion mantarlarinda ise siyah veya
siyaha çalar renktedir. Sadece genç
Champinion mantarlarında sporlar
henüz olgunlaşmadığı için lameller
onlarda da beyaz renktedir. Ayrica bu
mantarlarda sporların korunması amacıyla
şapkanın altında oluşan beyaz, pamuğumsu
zar lamellerin görülmesini
engelleyebilir. O durumda zar
kaldırılarak lamelleri görmek
olanaklıdır.
B- Mantarlara Spor İzi yöntemi
uygulanır. Sonuçta Champinion'ların
spor izi siyah, sinek mantarlarının izi
ise beyaz oluşacaktır. (Bak:
Spor İzi yöntemi)
-
Sapının ucu torba gibi bir kılıf
(kase) içinde olan mantarları da
toplamayın.
Öldürücü zehirli Amanita verna
(A.phalloides) / Köy göçüren
ile Amanita virosa / Ölüm Meleği
mantarlarının içinde bulunduğu sinek
mantarlarının hepsi böyle saplarında
kın / kase olan mantarlardır.
(Bak:
Zehirli Mantarlar)
Yukarıda anlatılan uyarılara
uyulduğu takdirde mantardan zehirlenme
riski en az yarıyarıya azalmış demektir.
Ülkemiz olguları dikkate alındığında bu
oran %90-95 olmaktadır.
Genelde yukarıda adı geçen beş mantar ve
diğer bir kaç örümcek mantarının hepsi
de hücre öldürücü özelliklere
sahiptir. Bunlara ek olarak, ülkemizde
çok bulunan Kuzu göbeği denilen
mantarın akrabası Gyromita esculanta
ve benzeri birkaç beyin mantarının
dışında kalan mantarlar sinir sistemine
etkileri yada sindirim sisteminde
yarattıkları bozulmalarla kendilerini
belli ederler.
Bu mantarlarin yaşamsal tehlikesi söz
konusu değildir. (Bak:
Zehirli Mantarlar ve Tablosu)
-
Şapkasının kenarlarında ince
iplikcikler bulunan mantarları
toplamayın.
Bu mantarlar Cortinarius / Örümcek türü
mantarlardır. İçlerinde öldürücü zehirli
olanlar vardır. Örneğin yukarıda adı
geçen öldürücü zehirli Cortinarius
speciosissimus ile Cortinarius
orellanus mantarları bu tür
mantarlardandır.
Bu tür mantarları sporları
kahverengidir. Ayrıca bunlarda sporları
korumak üzere oluşan iç zar örümcek ağı
gibi iplikciklerden yapılıdır.
Mantarların gelişme evresinde şapkanın
oluşmasıyla birlikte bu zar parçalanır
ve parçaların bir kısmı sapın şapkaya
yakın tarafında yapışık kalarak
kahverengi izler bırakırken bie kısmı da
şapka kenarlarında tülden saçaklar
oluştururlar.
Ayrıca, yüze yakın çeşiti olan bu türün
yenmeye değer olanları da çok az
sayıdadır.
-
Kural olarak yakıcı tadı olan ve/veya
nahoş kokulu mantarlardan kaçının.
-
Küflenmiş yada çürümeye yüz tutmuş
mantarları toplamayın, bırakın kalsın.
-
Keza fazla böceklenmiş mantarları da
toplamayın.
-
Borucukları yada ayağındaki damar
ağları kırmızı
olan sünger altlı mantarlardan
kaçının.
-
Eğer etleri sararmış ve/veya ıslak
ise yumurta mantarları ile duman
mantarlarını toplamayın.
-
Tat
Yoklaması:
Gevrek yapılı ve sütsüz lamelli
mantarların /
russula türlerini birbirinden ayırmak
oldukça zor, çoğu zaman imkansızdır. Bu
durumda russula cinsi bir mantarın
yenilir olup olmadığını anlamak için
"tat yoklaması" yapılır. Ancak bu yöntem
sadece ve sadece "russula" türü
mantarlara uygulanabileceğinden, önce ve
MUTLAKA mantarın "russula" türü
olduğu kesin olarak saptanmış
olmalıdır (bak:
Gevreklik).
Bu saptandıktan sonra mantarın
yenilir olup olmadığını anlamak için,
mantar şapkasının altındaki lamellerden
çok ufak bir parça alınarak dilin ucuna
değdirilir. Şayet mantar yenmez yada
zehirli bir tür ise hemen yada çok az
bir süre sonra ağzı yakacaktır. Eger
yakmıyorsa mantar tehlikesizdir ve
yenilebilir.
Dikkat! Bu yöntem küçük çocuklarla
birlikte iken kesinlikle
uygulanmamalıdır. Çocuk taklit etme
içgüdüsü ile bundan böyle eline geçen
her çeşit mantarı ağzına götürücektir.
Mantarlar ne zaman ve nasıl toplanmalıdır:
-
En uygun mantar toplama zamanı,
güneşli günlerde, sabah çiyinin
kaybolduğu zamandan öğlen ortasına kadar
olan süredir.
-
Daima kuru havada mantar toplamaya
çalışın. Islak mantarları toplamak
oldukça zor ve sıkıcı olur.
-
Mantar topladığınız yerin, motorlu
taşıt trafiği olan yollardan en az 100
metre uzak olmasına özen gösterin. Eksoz
gazlarından çıkan zararlı maddeleri
(kanserojen ağır metaller) mantarlar
bünyelerinde biriktirmektedirler.
-
Mantar toplarken daima bir hasır sepet
kullanılmalıdır. Kağıt torba ve
özellikle de plastik torba elverişli
değildir. Kağıt torba ıslanıp yırtılır,
plastik torba ise mantarı sıkıştırır ve
ezerek bozulmasına neden olur. Sepetin
içinde kartondan veya uygun bir
malzemeden gözler yapılırsa değişik
mantar türlerini ayrı ayrı bölümlere
koyabilirsiniz.
-
Mantarı keserek toplamayın. Önce
burarak en alt kısmından (kökünden)
koparın, sonra topraklı kısmını kesip
atarsınız. Bazı mantarların tanınmasında
kökün şekli yardımcı olmaktadır.
-
Mantarın temizlenmesini topladığınız gün
yapın. Kaba temizliği, hatta mümkünse
ince temizliği de mantarı topladığınız
yerde yaparsanız iyi olur. Böylece hem
mantarların bünyesindeki doğal maddeler
yine doğada kalırlar hem de boşuna fazla
yük taşımamış olursunuz.
-
Mantarın böceklenmiş (larvalı,
kurtcuklu) olup olmadığı dıştan bakmakla
her zaman anlaşılmayabilir. Bunu anlamak
için mantarı boylamasına kesersiniz.
Eğer ici çok kurtlu değil ise, kurtlu
kısımlarını kesip atarak sağlam
kısımlarını saklayabilirsiniz.
-
Sakın ha beğenmediğiniz yada
tanımadığınız mantarları bilinçsizce
tekmeyle dağıtıp parçalamayın. Sizin
beğenip toplamadığınız mantar türleri
belki de başkalarına göre çok
lezzetlidir. Ayrıca yenmese de mantarlar
doğanın bir süsüdürler.
Mantar
yerken nelere dikkat etmelidir:
-
Tamamen emin olmadıkça bir mantarı
pişirip yemeyin.
-
Eğer bir mantarı ilk kez yiyor iseniz
fazla miktarda yemeyin.
-
Mantarları pişirmeden (çiğ) yemeyin.
Bazı yenen mantarlar bile çiğ iken
zehirli olabilirler. Ayrıca bazı
insanların çiğ mantarlara karşı
hassasiyeti bulunabilir.
-
Taze ve genç mantarların lamellerini,
borucuklarını (süngerimsi kısım) yada
dikenlerini kesip atmayın, çoğu kez
mantarın bu bölümleri en lezzetli
yerleridir.
-
Eğer odunlaşmış yada kayışlaşmış ise
yaşlı mantarların ayaklarını (sap) kesip
atın.
Son olarak:
Sakın aklınızdan çıkarmayın ki mantar
konusunun en can sıkıcı tarafı yarım mantar
bilgisinin hiçbir değerinin olmamasıdır. Bir
mantarı aşağı yukarı tanımak yeterli
değildir.
Mantarı yüzde yüz tanımıyorsan hiç
tanımıyorsun demektir. |
|
|
Başa
Dön |
|
|
Yanlış
İnanışlar |
|
Tübitak Yayınları'ndan çıkan, Prof. Afife
Mat'ın "Türkiye'de mantar zehirlenmeleri ve
zehirli mantarlar" adlı kitabından
aldığımız, ülkemizde halk arasında zehirli
ve yenen mantarların birbirinden ayırt
edilmesine ilişkin bazı yanlış düşünceleri
-kendi notlarımızı da ekleyerek- aşağıda
aktarıyoruz: |
-
Mantar koparılınca zehirli ise iç
kısmının rengi hemen mavileşir.
Not: Tam aksine çok
leziz olan sünger altlı mantarların pek
çoğu tam da bu özelliğe sahiptirler.
Ayrıca ülkemizde kanlıca adıyla
bilinen "lactarius deterrimus" ve "lactarius
deliciosus" mantarları da ayni özelliği
gösterirler.
-
Mantar gümüş bir kaşık veya para ile
kaynatıldığında mantar zehirli ise gümüş
kararır.
-
Zehirli mantarları salyangozlar
yemezler.
Not: Zehirlilik
göreceli bir kavramdır. Ancak bir canlı
türü için zehirlilikten söz
edilebilinir. Bağışıklık ve savunma
mekanizmalarının varlığına bağlı olarak
bir tür için ZEHİR
olan maddeler başka bir tür için pekala
iyi bir GIDA olabilir.
-
Hoş kokulu ve lezzetli olan ve
şapkasından bir parça koparıldığında iç
kısmının rengi değişmeyen mantarlar
tehlikesizdir.
-
Çayırda yetişen mantar türleri
tehlikesizdir.
Not: Çayırda
yetişen mantarların en iyi
bilinenlerinden olan ve bir türünün
"kültür mantarı" olarak her yerde
satıldığı bilinen "champinion" cinsi
mantarlardan beyaz zehirli champinion
mantarı tam da park ve bahçelerde
yetişmektedir. Yine zehirli, hatta çok
miktarda alındığında ve panzehir
verilmediği durumda öldürücü olabilen "muskarin"
maddesini içeren "clitocybe dealbata" de
bir çayır mantarıdır.
-
Ağaçlar üzerinde yetişen mantarlar
zehirsizdir.
Not: Ağaç üzerinde
yetişen mantarların hemen hemen hepsi,
ki bunlar parazit (asalak) mantarlardır,
zaten odunsu yapılı mantarlardır ve
yenilme özellikleri yoktur.
-
Tuzlu ve sirkeli suda kaynatmak
mantarın zehirliliğini ortadan kaldırır.
Not: Bu durum sadece
belirli bazı mantarlar için ve belirli
koşullarda geçerlidir. Gevrek yapılı ve
sütlü, lamelli mantarların pek çoğu
º "lactarius"
bol suda bir kaç kez ve belirli süre
kaynatılarak ve kaynatma suyu dökülerek
yenilebilmektedir. Ancak bunun için
yukarıda da belirtildiği gibi mantarın
kesin olarak saptanması gerekmektedir.
Ayrıca kaynatılıp suyu dökülerek
yenilebilir hale gelen birçok mantar
daha söz konusudur. Ne var ki suyun
tuzlu yada sirkeli olmasının burada
herhangibir rolü söz konusu değildir.
-
Zehirli veya yenen mantarlar ayrı
ayrı topraklarda yetişir.
Not: Mantarın zehirli
olması ile toprağın yapısı arasında
hiçbir bağlantı bulunmamaktadır.
Dolayısı ile ayni yerde hem zehirli hem
de zehirsiz mantarların yetişmesi çok
doğaldır. Ayrıca değil farklı mantarlar,
ayni cins mantarların bile türlerinden
birisi öldürücü olabildiği halde diğer
bir türü çok leziz bir mantar olabiliyor
ve kuşkusuz bunlar aynı yörelerde
rahatlıkla yetişebilirler. Buna en güzel
örnek sinek mantarlarının (amanita
cinsi) bir türü olan köy göçüren
yada "evcikkıran
º amanita
phalloides" çok zehirli olan iki maddeyi
(amanitin, phalloidin) de içerirken ayni
cinsin bir başka türü olan "Sezar
mantarı º
amanita caesarea", padişah mantarı -buna
karadeniz yöresinde yumurta sarısı
deniliyor- ta Roma döneminden beri
bilinen en leziz mantarlardan biridir.
-
Kurutulmuş mantar zehirli değildir.
Not: Mantarı kurutmak
genel olarak mantarın zehirliliğini
ortadan kaldırmaz, ancak mantar
bünyesinde bulunan, öldürücü olmayan ama
bazı kişilere zararlı etki edebilen -allerjik
reaksiyon, yada o maddeye karşı
hassasiyet nedeniyle- pek çok madde
tıpkı mantarın suyunun kaynatılarak
buharlaştırılmasında olduğu gibi
mantarın bünyesinden atılabilmektedir.
-
Pişirmek mantarın zehirliliğini
ortadan kaldırır.
Not: Pişirmenin
mantarın zehirlililğini ortadan
kaldırmayacağı açıktır. Ancak mantarı
çiğ yemenin çok daha fazla riske girmek
olduğu da açıktır. Mantar toplayıp yeme
kültürü ile ilgili bütün kitaplarda
mantarı yemeden önce kaynatarak kendi
suyunun buharlaştırılması gibi bir ön
işlemden geçirmenin zorunluluğuna işaret
edilmektedir. Tabiiki böyle kitapların
yazılmış olması söz konusu ise. Bizim
ülkemizde böylesi bir kitap ne yazık ki
henüz yazılmış değildir.
-
Mantarı yoğurt ile birlikte yemek
zehirlenmeyi önler.
Not: Yoğurtun belli
bir panzehir olma özelliği
bilinmektedir. Ancak bu özelliği onun
mantarların zehirliliğini ortadan
kaldırdığı anlamına gelmez. Ama çok
önemli olmayan bazı durumlarda mantar
yiyen insan için yararlı fonksiyonları
olmuş olabilir.
-
Halk
arasındaki bu yanlış inanışlara biz, bir
de okumuşlar arasında yaygın bir yanlış
inanışı ekleyeceğiz:
Mantar kesinlikle zararlı,
tehlikeli bir nesnedir. Uzak
durulmalıdır
Notumuz: Mantar da doğadaki her
türden varlık gibi bir doğa olgusudur.
Zehirli olanları da vardır, leziz
yiyecek olanları da.. Herşeyden önce
kendimizi ilkel korkulardan kurtarmamız,
sonra da, eğer topluma bu konuda
yararlı olmak istiyorsak, topluma korku
salmak yerine, yararlı ve gerekli
bilgileri topluma ulaştırmaya çalışmamız
gerekir. En azından, gereksiz korku
yayan bir merkez olmaktan çıkmak
gerekiyor.
|
|
Başa Dön |
|
|